Tanıdık Bir Film
Fatih Taşkıran — 22 Ocak, 2007 - 17:10
Aslında Orhan Pamuk ve eserleri ile ilgili detaylı bir yazı hazırlığı içerisindeydim. Ancak iki sokak ötemizde duyulan silah sesleri herşeyi değiştirdi. Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi üzerine etrafa çöken sessizlik, yavaş yavaş herkeste içten bir üzüntüye ve öfkeye dönüşürken, benim içim uzun zamandır unuttuğum ve bir daha karşılaşmayacağımı düşündüğüm o derin sıkıntıyla doldu. Çünkü ben bu filmi daha önce de görmüştüm. Hem de defalarca...
Eski günlerden kalma o korku, tedirginlik karışımı sıkıntı içimde bir yerlere oturdu gene. O Malum Süreçler'den birinde toplum olarak çektiğimiz sıkıntılardan payıma düşenlerini düşündüm. Hayatımı etkileyen o süreçten çıkabilmek için neleri feda ettiğimi... Yukarıda tepişen fillerin altta kalan çimenleri nasıl ezdiğini... Sonrasında, yaşamak uğruna feda ettiklerimin bu takasa değip değmediğini sorguladım. O karanlık günlerin korkusu içimi daraltıyordu. Hrant Dink, tıpkı eski günlerdeki gibi, Yeni Süreçler'e start vermek için biçilmiş kaftandı.
Onu ilk Nihat Genç'in yazıları vasıtasıyla tanımıştım. 301 davasına dek Ermeni olduğunu hiç işitmediğimiz/farketmediğimiz, bir meseleyi konuşurken çevresindekilerden ayırd edemeyeceğiniz kadar heyecanlı olan, Türkiye'nin dertlerini bizden daha çok dert edinen, demokratikleşme mücadelesini en çok kendi cemaatine karşı veren biriydi. Son zamanlarda yaptığı çıkışlar ile Türkiye Ermenilerinin sağduyulu sesi olan Dink, Fransa Meclisi'nde Ermeni soykırımı yasası görüşmeleri sırasında en sert karşı çıkışları yapan isim olmuştu. Kendi gazetesi olan Agos'un dışında Zaman Gazetesi'nde de yazıyordu.
Şu malum davadan beri onun Ermeni olduğunu ne kadar çok duyduk değil mi? Şimdilerde herkes bu konuyu konuşacak. Komplo teorisyenleri yeni senaryolar yazacak. Tepişen fillerin içlerinden "oh iyi oldu" diyen tarafı binbir türlü yüzsüzlük örneği gösterip, cenazede en öndekilerden olacaklar. Diğer taraf ise bu cinayetin kendine dönük rantının hesaplarını yaparken, biraz daha alçalacak. Yarım akıllı yorumcular güzellemeler yazmaya çalışırken, geri kalanları birbirinden iri timsah gözyaşları dökecekler. Ama en büyük yarayı kara toprağa giren Hrant Dink almış olacak. Yattığı yerden sağda solda köşe tutan leş kargalarının nasıl da üstüne üşüştüğünü görüp daha bir kahrolacak.
Yeni bir Siyasi Cinayetler Dönemi daha başlıyor. Tepişecek olan tüm filler, şakşakçıları timsahlar ve eli kanlı maşalar kendilerini bu sürece hazırlıyor. Bu cinayet onlara istediğini pek vermedi. Alana kadar da durmayacaklar.

301'den yargılananları
Didem Gupse (doğrulanmamış) — 22 Ocak, 2007 - 20:07301'den yargılananları hedef tahtası haline getiren zihniyetler var oldukça, azınlıkların mensup oldukları guruplar hakaret ve aşağılama için kullanıldıkça, aşırılıklara 'milletin hassasiyeti' diyenler yönetimde olmaya devam ettikçe... Bu tür cinayetlerde devam edecektir ne yazık ki. Şimdi yazılacak, çizilecek, lanetlenecek... Sonra gündem değişecek, unutulacak maalesef. Ben de bir azınlık guruba dahilim. Size şunu söyliyebilirim, azınlık değilseniz azınlık olmanın ne demek olduğunu anlamakta zorlanırsınız. Bu yaşıma kadar ufak tefek bazı sorunlar yaşadım bende. Ve bu can sıkıcı tepkiler hep fanatiklerden geldi. Bu fanatikler kendilerine 'milliyetçi' diyorlar. Bu mudur milliyetçilik? Geçiniz... Türkiye mozaiktir, ebrulidir, azınlıklar bizim renklerimizdir vs.vs. edebiyatıyla olmuyor bu işler. Daha fazlasının yapılması lazım. Herşeyden önce bunları söylerken 'samimi' olmak gerekli. Her Ermeni'yi ASALA'cı, her Museviyi Siyonist, her Kürt'ü PKK'lı... gibi gören zihniyetlerin başımıza açtığı işler ortada. Çok yazık oldu... Bir insan öldü... Şimdi ne söylesek boş...
Bir insan öldü ve evet
tiryaki (doğrulanmamış) — 24 Ocak, 2007 - 09:10Bir insan öldü ve evet çok üzücü, dolayısıyla tüm insanlık ölüyor, nerede insanlık? Başımızdaki çirkin oyunlar hiç gitmiyor ki, yarından sonra ne oluyor merak ediyorum, aslında merak etmek istemiyorumda. Bu insanın ölmesiyle Türkiye'de çok şey değişiyor olacak, birşeyler başlatılıyor ve başlatalıcak gibi. Hiç iyi olmadı bu Türkiye'ye hiiç...
Baktılar seyirci çok,
Evren (doğrulanmamış) — 30 Ocak, 2007 - 00:03Baktılar seyirci çok, devam filmi çekmeye karar verdiler.
Utandım, yine sıkıldım.
Serdar Gartel (doğrulanmamış) — 3 Şubat, 2007 - 23:29Utandım, yine sıkıldım. Başımı öne eğdim. Yurtdışına ilk çıkışımdı. "I am from Trurkey" dedim ama utandım. Bilmemkaçıncı ölüm Türkiye'deki... Evet film devam ediyor. Biz de mısırlarımızı almış izliyoruz. İstikrar denen kandırmacalar devam ediyor. Böyle istikrarolacağına ülke sorunlarını çözmek için istikrarsızlık olsun. Devlet el atmazsa, aydınlar el atmazsa sorunlar sokakta çözülsün. Dış mihraklara bağlı istikrar olmasın.
Yeni yorum gönder