Gözleri En Son Girecek Kanıma

Dikkat: Bu yazı Gamzedeyim Deva Bulmam adlı öykünün 4. bölümüdür. Önceki bölümler için: 1. Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm.

Burukluk... Uykusuz bir gecenin ardından hissettiğim şeyin adı kesinlikle bu. Başım zonkluyor. Masam darmadağın olmuş. Dosyalar, belgeler, boş bir şarap şişesi ve didik didik edilmiş dört kitap öylece saçılmış etrafa... Tüm düzenim alt üst olmuş durumda. Bütün bunların sorumlusu o ve bunu ödeyecek. Bu düğümü çözeceğim. Gerçek oralarda bir yerlerde, gözümün önünde duruyor ve ben hala ona ulaşamadım.

Onca şeyi karıştırdıktan sonra bile hala çözülmemiş bir gizem olması tuhaf. Yaşadığı hayat, çevresindekilerin anlattıkları, önümde duran kitaplar, işlediği cinayetler ve akıl sağlığının yerinde olmaması... Aralarında mutlaka bir bağ olmalı. Ama tam tersine vakanın neresinden tutsam büyük bir tezat çıkıyor karşıma. Bütün sorularımın basit bir cevabı olmalı. Bugün ondan istediğim cevabı almalıyım. Sakladığı şeyleri ortaya çıkarmalıyım. Bu tezatların çözümü kesinlikle onlarda yatıyor. Yaşamındaki karanlık noktalarda...

* * *
Bu doktoru çok sevdim. Buraya gelirken hep o bildik soğuk, megaloman ve uyuşuk psikolog bozuntularından biriyle karşılaşacağımı düşünmüştüm. Oysa bu adamda tam aradığım şey var: Hırs. Karşımdaki çırpınışları çok etkileyici. Benden etkilenmişe benziyor. Ama asıl etkilendiği şeyi biliyorum: Hikayem.

Yazık... Oysa ona en başta demiştim: benim hikayemde kurgu hataları var. Herbiri öncekinden daha uzun süren sohbetlerimizin en güzel yanı suratında gördüğüm o şaşkın ve buruk ifade. Çok acı çekiyor belli. Her seferinde daha yıpranmış geliyor karşıma. Ama böyle olmamalı. İlk günkü heyecanı sürdürmeliyiz. En keyifli anlarımız onlardı çünkü. Bugün farklı bir şey yapacağım. Ona oyalanabileceği patolojik kırınıtılar vereceğim. Bakalım neler olacak...
* * *
İşin kolayına kaçıp, herşeyi hayatında hiç yer almamış annesine bağlayabilirim. Her ne kadar o, hiç tanımadığı için "annelik" nedir bilmediğini, doğal olarak onu ne sevdiğini ne de nefret ettiğini söylese de gerçek çok farklı. Herşeyden önce o hissetmediğini düşündüğü duygular, oldukça derinlerde bir yerlerde var. Hayatında yoğun olarak görülen hırsıda buna bağlayabiliriz. Kısacık hayatında bu kadar çok şeyi başarması, hiç görmediği annesinin karşısına bir gün oldukça güçlü çıkma isteğiyle alakalı. Bu onun intikam alma yöntemi...

Birgün kaçınılmaz bir şekilde gerçekleşecek olan buluşmaya hazırlanmış hep. "İşte senin küçücük bir bebekken, sana en muhtaç olduğu zamanlarda terkettiğin çocuğum ben. Sana ihtiyacım yok benim. Sen yokken bunları başardım işte." demek için çabalamış. Buraya kadar herşey normal. Pekala neden öldürmüş sonra? Acaba hayatının bu büyük buluşması umduğu gibi gitmedi mi? Al sana bir tezat daha...
* * *
Kitaplarımı okumuşsun doktor. Dersine iyi çalışmışsın. bir şeyler çıkarabildin mi bari? Bence vakit kaybı olmuş. Yerinde olsam hiç çabalamazdım. Bilmezmisinki her yazar okuruna az da olsa yalan söyler... Boşuna arama. O kitaplarda hikayeme dair bir şey yok. Zaten o yüzden çok satıyorlar: İnsanların okumak istediklerini yazdığım için.

Evdeki plaklarımı da dinledin mi? Yerinde olsam önce onları dinlerdim. Onlardan birşeyler çıkartabilirsin belki. Siz doktorların en büyük hatası nedir biliyor musun? Yetiştirilme tarzınız gereği kitaplara, yerleşik kurallara ve teorilere sıkı sıkıya bağlısınız. Bu yüzden geleceğimi sorgulayacağın yerde geçmişimi sogulayıp duruyorsun. Çocukluğumdaki tanımadığım kadını değil, gençliğimdeki ve tam da yolu yarıladığım şu zamanlardaki hayatımın kadınlarını sorsana bana... Küçük bir erkek çocuğu olarak neler düşündüğümü değil, oğlum hakkındaki düşündüklerimi sorgulasana. Biraz kitabın dışına çıksan ne kaybedersin? İşte sana açık çek...
* * *
Düşündüğümden de zeki çıktı. Kelime oyunlarıyla beni yolumdan saptırmaya çalışıyor. Oysa ben doğru iz üstündeyim. Her detayı öğrenmeliyim hem de herşeyin başlangıcından itibaren... Hayatından onlarca kadın geçmiş bir adamın zamparalık hikayeleriyle oyalanacak değilim. Hele kendi yaşadığı sorumsuzlukların bedelini ödettiği o çocuğun hikayesini asla. Yıllarca görüşmediklerini hesaba katarsak, esas vakit kaybı bu olur benim için. Buna izin vermeyeceğim.

Bugün oldukça fazla vakit geçirmişiz. Telefondaki ses ziyaretçisinin geldiğini söylüyor. Bunda şaşılacak bir şey yok. Hergün onlarca kişi geliyor ziyaretine. Gazeteciler, okurları, hayranları, polisler, avukatlar, meraklılar, çevresi ve bir çok yazar... Ünü buna fazlasıyla müsait. Ama hiç akrabası yoktu şimdiye kadar. Bu ilk olacak... Bakalım kimmiş?
* * *
Onu aldattığımı sanıyor. Oysa eline eşsiz bir hazine verdim az önce. Bakalım değerini bilecek mi? Hiç sanmıyorum. Ah ah! Olmaz ilaç sine-i sad pareme. Çare bulunmaz bilirim yareme...

5. ve Son Bölüm: Biraz Kül, Biraz Duman

Bir solukta okudum bu bölümü. Bence serinin şimdiye kadarki en heyecanlı bölümü olmuş. İşler iyice karıştı. Birde meçhul ziyaretçi çıktı başımıza. Onun içinde bir ay beklemeyiz umarım.

Bu öykü ilerledikçe lezzetleniyor. Devam et lütfen...

Arkadaşım tavsiye ettiğinde "Acaba?" diyerek başladığım, ikinci bölüme geçmeden etkisinde kalarak tek seferde ve tek nefeste okuduğum bir yazı dizisi. Güçlü ve akıcı bir kalem, etkileyici ve sürükleyici bir öykü. Devamını heyecanla takipteyim...

Muhteşemsin arkadaşım... Kendi acılarımı büyük sanırken içe kapanışlarımı, kendime küsüşlerimi atlatabiliyorum yazılarınla... Devam et...

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi