Elem Beni Terketmiyor

Dikkat: Bu yazı Gamzedeyim Deva Bulmam adlı öykünün 2. bölümüdür. 1. Bölüm'ü okumak için lütfen tıklayın.

Bana sigarayı bırak diyorsun doktor. Sen bunun benim için sadece bir sigara olmadığını biliyor musun? Bu benim hiç tanımadığım annem, hep yabancı olan babam, çok sevdiğim oğlum, hayatımı birleştiriğim kadın, içimde eksikliğini hissettiğim için sürekli kurmaya çabaladığım büyük ailem, yazdığım günlükler, hayalimdeki dostlar ve en önemlisi üzerimdeki takım elbisem... Ama nedense kolları pek rahat değil bugün.

"Böyle olmaz." deme doktor. Tedavinin odak noktası bu olmamalı. Ben zaten bunlarla yaşadım. Şimdi daha fazla yaşamak için bunları terkedemem. Hayatım boyunca bu saydıklarıma sahip olabilmek için hep bir şeyler verdim. Şimdi sen hayatım pahasına bunları vermemi istiyorsun. Bunu yapamam, üzgünüm.

Arabesk durumlardan hiç hoşlanmadım şimdiye dek. Sevdiğim şarkılar, öyküler, filmler, yazılar hep huzurlu bir limandı benim için. Acıyı sevmedim, hele acındırmayı hiç. O nedenle sana istediğin şeyleri anlatmayacağım.

Beynimdeki yap-bozun parçaları yavaş yavaş belirginleşiyor. Toplamından hüzün çıkar mı bilemem ama bu parçalarda pek hüzün yok gibi. Ben yer vermedim hayatım boyunca hüzne çünkü. Hep üzerini örttüm. Kimselere hissettirmedim. Ama kimse de mutlu hikayelerden bahsetmedi be doktor.

Etrafına bir bak. Bembeyaz, tertemiz bir odadayız. Her taraf pırıl pırıl. Ama buna rağmen sen bile içtiğim sigaradan bir hüzün çıkartmaya çalışıyorsun. Bu trajedi, bu büyük boşluk, can sıkıcı olmamalı pek. Katranlar içinde yüzerken bile o pislikleri hissetmemeye çalışan ben, bu duruluk ve saflıkta pisliği değil, arınmayı düşünebilirim ancak.

Arınmak?... Pek tanıdık geldi bu kelime bana. Sanırım çok kullandım bu kelimeyi hayatım boyunca. Arınmayı çok istedim evet. Çemberlitaş Hamamının rutubetli duvarlarında buğudan seçmeye çalışarak aradığım şey buydu galiba. Bembeyaz geçen yılların ardından derin bir bataklıkta yüzerken kendime yakıştırdığım şey bu olabilir. Belki de herşeyin sebebi bu kelimedir. Kimbilir?

İçim çekiliyor doktor. Biraz da sen kendinden bahset. Hep ben mi konuşacağım böyle. Eskiden de çok konuşurdum ben. Bir de iyi dinleyici olduğumu düşünürdüm hep. Kimse yüzüme vurmadı bunu ama ben hep konuşup, kendimi dinlerken bu sonucu çıkartmış olabilirim. Oysa iyi bir dinleyici değilim sanırım. Baksana, senden konuşmanı isterken bile senin adına kendi hakkımdaki düşüncelerimi anlatıyorum. Çok garip.

Belki de zamanından beri böyleydim ben. Hiç akıllı olmadım sanırım. Kendimi bildim bileli zaman zaman içimde hissettiğim o derin boşluk ve dipsiz kuyu şimdilerde sürekli içinde hapsediyor beni. İnanır mısın? Bir çok şey adına saatlerce konuşabilirim ama bu boşluk sözkonusu olunca dilim tutuluyor. Adını koyamıyorum bir türlü. Nedenlerini sayamıyor, nasıl bir şey olduğunu tarif edemiyorum. Sıkıldım yine... Elem beni terketmiyor be doktor...

3. Bölüm: Geçti Sevdalarla Ömrüm

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi