Seçime Gidiyoruz

Etiketler:  

(Bu yazı 22 Temmuz gününün ilk saatlerinde yazılmış ancak seçim yasakları nedeniyle yayına alın-a-mamıştır.)

Enteresan bir seçim süreci geçirdik. Muhtemelen sonuçları da enteresan olacaktır. Sayın editörüm Türkiye'de çok sönük bir seçim kampanyası dönemi geçirdiğini söyleyip gene lafı "nerede o çocukluğumuzun seçimleri" noktasına getirse de, ben uzaktan izlediğim kadarıyla durumun o kadar da kötü olmadığını düşünüyorum. Bence değişen kampanya şekli siyasi ortamla değil, bütün dünyada marketing anlayışının da değişmesiyle alakalı. Zaten araştırmalar, bütün kampanya ve mitinglerin seçmenin kararını etkilemediğini, seçim atmosferine girildiğinde seçmenin kararının az çok belli olduğunu söylüyor.

Ben oyumu yaklaşık 3 hafta kadar önce kullandım. Ancak medyada yer alan haberlere ve yayınlanan anketlere göre son bir hafta içinde bile o kadar değişik tercihler var ki insanın kafasının karışmaması imkansız. Bu nedenle belki de hayatımın en meraklı seçim gecesini geçireceğim televizyon başında. Türkiye'de bugün itibariyle seçimler yapılacak.

Her seçimden sonra yeterince katılım olmadığı, baraj vs. gibi nedenlerle büyük bir temsi sorunun yaşandığı söylenir. Böylece her kazanan da bir meşruiyet tartışmasının içinde bulur kendini. Bu aynı zamanda yenilmiş ve başarısız olan liderlerinde durumdan vazife çıkararak bir şekilde "yırtmalarını" ve hep ayakta kalmalarını sağlar. Sonra da "lider sultası" gibi terimler de siyasi hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer almaya devam eder.

Siyasi ortamın kokuşmuşluğu, işlemezliği, onur-ahlak-erdem gibi değerlerden yoksunluk da aslında biraz buna bağlıdır. Yıllarca hep aynı insanları görmek, aynı politikalarla yönetilmek, kapalı toplum zincirini bir türlü kıramamak,
aynı söylemler ve sloganlar, aynı görüşler, aynı kampanyalarla karşılamak bir süre sonra o kadar rutin hala gelir ki benim gibi zaten bezginliğe meyilli bir çok kişi bırakın oy vermeyi, o sabah kalkıp traş olmaya bile üşenir. Ama bu sefer üşenmeyip gittim millerce uzakta oyumu kullandım. Eğer bir şeylerin değişmesi, gelişmesini sitiyorsak "bir oyun ne önemi var" mantığını bir kenara bırakmamız lazım.

Artık seçimlere çok farklı bir gözle bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Evet ülkemizde siyasi ortam boş, ideolojilerin içi geçmiş, partiler vizyonsuz, liderler fosil olabilir ancak bu ortamın çabuk değişmesi için bizim de en azından seçimlerde siyasi hayata müdahil olmamız gerekiyor. Neye ve niçin oy verirseniz verin, oyunuzu mutlaka kullanın. İnanın verdiğiniz oylar boşa gitmeyecek.

Seçimden önce -hala varsa- kafası karışıklara Dolmakalem'den özel bir seçki önermek istiyorum:

  1. MHP Analizi - İzlenimler'den nefis bir analiz.
  2. Tandoğan'da Bir Sarıkız - Cumhuriyet mitingleri ve meydandakilere dair...
  3. Muhteşem Olamayacak Olan Dönüş - Mesut Yılmaz'ın merkez sağı toparlama çabaları.
  4. 28 Şubat Seni Andı(ç) Dün Gece - Askerler, fişleme, medya ve siyaset ortamı.
  5. Hepimiz Ermeni miyiz? -Yükselen ulusalcılık ve etnik milliyetçiliğin şaşırtıcı paralellikleri.
  6. Ecevit’in Ardından - Türk siyasi yaşamının 50 yıllık liderlerinden Ecevit'in profili.

Cevapla

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi